Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanııcı Adı: Şifre: Beni hatırla
Forum kuralları dahilinde bulunan her konuda yazışabilirsiniz.

BAŞLIK: Kota Neden Zararlıdır?

Kota Neden Zararlıdır? 03 Mar 2018 13:43 #1

  • AliGalipDursen
  • AliGalipDursen Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Altın Uye
  • Gönderiler: 291
  • Teşekkür Sayısı: 558
  • Başarı: 16
Arkadaşlar,

Son zamanların gündem konularından kota hakkında bir başlık açıp görüşlerimi aktarmak istedim.

İstanbul'da yaşayanlar (tabii diğer büyük şehirlerde yaşayanlar da) en acil durumda bir taksi bulabilmenin, bulunan takside beklenen hizmeti alabilmenin, alınan hizmetle ödenen bedel arasında rasyonel bir oran kurabilmenin ne kadar müşkül bir iş olduğunu bilirler.

Görece basit ve ucuz yetkinliklere dayalı olarak üretilen bu hizmetin arz, fiyat ve kalitesinde neden beklentilere erişebilmek mümkün olamamaktadır? Aşağıda maddeler halinde kendimce anlamlı bulduğum nedenleri sıralayayım;

1) İstanbul'da bir taksi plakasının güncel bedeli 1.000.000 TL ile 1.200.000 TL arasında ifade edilmektedir. Sadece plaka sahibi olmanın finansal maliyeti güncel kredi faizini %12 olarak kabul etsek yıllık 120.000 TL ile 144.000 TL, aylık 10.000 TL ile 12.000 TL arasında hesaplanabilir. Dolayısıyla her gün çalışan bir taksi günde 333 TL ile 400 TL arasında finansman gideri, ya da plaka sahibi payı ödemek zorundadır. Tabii piyasada oluşan "plaka kira" bedelleri hesaplanan bu finansal maliyetten daha yüksektir.

2) Plaka bedellerinin bu seviyesi sürücü esnafının bu plakalara erişimini olanaksızlaştırmakta, plakalar başka alanlarda kazanılan paralar için bir yatırım enstrümanına dönüşmektedir. Sayısız sinema, ses, sahne yıldızımızın (Bülent Ersoy, Hülya Koçyiğit...) çok sayıda taksi plakasına sahip oldukları söylenmektedir. Kendisi bir "esnaf" olma durumundan hızla bir "hizmetli" durumuna tahvil olan sürücünün mesleğe yaklaşımı, saygısı, sadakat ve vefası da zorunlu bir dönüşüme tabi olmaktadır.

3) Ödenmek zorunda olunan finansal maliyet ister istemez yolcuya (müşteriye) yansıtılmak zorundadır. Dolayısıyla yolcu hizmet, bedel kıyasında kendisini konforlu bir pozisyonda hissetmemektedir.

4) Hizmet bedelinin yüksek oluşu bir yandan hizmet kullanımını sınırlandırırken, diğer yandan sürücünün vardiya sonuna dek toplamak zorunda olduğu yüksek hasılat nedeni ile sürücüyü yolcu seçme, güzergah seçme, istikamet seçme zorunda bırakmakta, kimi durumda ise yerli müşteriyi tümüyle bırakıp görece daha yüksek ücretlendirebileceğini düşündüğü yabancı müşteriye yöneltmektedir. Taksilerin "yabancı" saydıkları yolculara uyguladıkları kimi trajikomik muamele güncel basın ve internet medyasında sıklıkla yer bulmaktadır.

5) Bu durum, bu işi gerçekten iyi yapabilecek, gerekli insani, ticari, ahlaki ve teknik vasıflara sahip sürücü adaylarının bu işe yönelmesinin önünü kesmekte, esnaflık hayalini sonlandırmaktadır. Yeterli genç meslek elemanı ile beslenmeyen sektör giderek bu işin "kurtlarının", odacıların, dernekçilerin, plaka simsarlarının, galerilerin, plaka yatırımcılarının eline kalmaktadır. Sadece sektör değil, tüm bir şehir ahalisi de bu kümenin insafına tabi hale düşmektedir.

6) En son İstanbul Belediye Başkan adaylığına hevesli bir CHP MV'nin taksiciler odası ziyaretinde sarf ettiği "UBER'i İstanbul'dan sileceğiz" sözü ile gündem olan UBER taksiciliği de aslında ortaya çıkan bu ucube durumun doğurduğu arbitraj olanaklarının bir yabancı kuruluş tarafından kullanılmasından ve üretilen hizmet hasılasının hatırı sayılır bir bölümünün arbitraj payı olarak yurt dışına transferinden ibarettir. Unutmayalım ki arbitraj mümkün olan bir piyasada zorunlu olarak bir arbitrör hasıl olur. Hedef arbitraja gerek duyurmayan, esnaftan tüketiciye dolayımsız bir zincirin inşa olunabilmesidir. Bu da ancak serbest piyasa şartlarında gerçekleştirilebilir

Tabii pek çok arkadaşın yazıyı buraya kadar okudu ise "iyi de ne alaka kardeşim, bu forum taksici değil özel eğitimcilerin forumu, meşgul etmeyin bizi böyle ıvır, zıvırla" diyeceğini biliyorum. Sabrınızı biraz daha zorlayayım yine de; Taksici esnafı, sürücü yerine Özel Eğitimci, plaka sahibi, simsarı, galerici yerine kurum sahibi, taksi yerine ÖERM, plaka yerine ÖERM ruhsatı, yolcu yerine engelli birey ve ailesi koyup bir kere daha yazıyı okuyabilir miyiz?

Düşeceğimiz durum üç aşağı beş yukarı farklı olmayacak değil mi?

Ömrünün epey bir kısmını arkada bırakmış benim için, kişisel olarak kota bir tür emeklilik ikramiyesi anlamını taşır. Plakamı (pardon kurumumu) ya satarım, ya da kiraya veririm, değmeyin keyfime.. Dolayısıyla benim itirazım şahsi bir itiraz değil.. Sektörün geleceği, rekabet serbestisi, bu serbestinin doğuracağı nitelik iyileşmesi, doğru yerde, doğru kişilerce, doğru hizmetlerin üretilebilmesi ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılabilmesi için sektörün kotadan kaçınması şarttır. "Ama yatırım yaptım, para harcadım, rekabet olmasın, iflas etmeyeyim" beklentisi, yani sıfır risk beklentisi içinde olanlara diyeceğim ise şudur; sıfır risk alıyorsanız, sıfır kazanç hakedersiniz! Gelirim garanti olsun diyorsanız bir sonraki KPSS için kaydınızı bir an önce yaptırın!

Bu satıra kadar gelen tüm arkadaşların sabrını tebrik ederim. Herkese kolaylıklar dileğiyle,
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: tartanc, barisltd, zerwan ve bu kullanıcının diğerlerinden 3 teşekkürü var

Kota Neden Zararlıdır? 04 Mar 2018 01:17 #2

  • barisltd
  • barisltd Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Cats bite!
  • Gönderiler: 1776
  • Teşekkür Sayısı: 1712
  • Başarı: 32
Doğru söze ne denir?

Ben bir kaç zarar daha ekleyeyim. Taksicilerden farklı olarak bizler gezici araçlar değil, sabit mekanlarda iş üretiyoruz.

Bir taksi plakasının sahibi arabası eskidiğinde veya canı istediğinde bu plakayı başka bir araca alıp takabilir.

MEB'in bu kota işini nasıl uygulayacağını bilmiyoruz. Diyelim ki kurumunuzda tadilat yapmak istediniz, kapasite arttırmak istediz! Hop! Kota önünüze gelecek!

Diyelim ki başka bir yere taşınmak istediniz... Hop yine kota önünüzde bir engel!

Diyelim ki, aynı ilde (büyükşehirde) başka bir ilçeye taşınmak istediniz. Elinizde kurum var, aynı şehirde belki 2 km öteye taşınacaksınız ama bakalım o ilçede size yer var mı?

Sürücü kursu falan için verilen rakamlara bakınca, bize verilecek kotalr da benzer olursa Ankara için diyebilirim ki kontenjanın en az 4 katı kurum var. Ne olacak peki bu kurumlar meçhul!
Mavi BARIŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ
Son Düzenleme: 04 Mar 2018 01:23 yazan barisltd.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: tartanc, AliGalipDursen

Kota Neden Zararlıdır? 04 Mar 2018 12:35 #3

  • waramiral
  • waramiral Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Altın Uye
  • Gönderiler: 204
  • Teşekkür Sayısı: 54
  • Başarı: 0
sabırla okuduğuma emin olabilirsiniz sn. aligalipdursen, sn. barışltd gibi çok güzel yerlere değinmişsiniz.. ben hala kotanın iyi olacak tarafına bakıyorum.

bir defa bize de gemiadamı yetiştirme kursu, mtsk vd. gibi ilçe ilçe kontenjanın geleceğini sanmıyorum. diyelim ki öyle oldu. eğer yazıları okuduysanız; mevcut kurumlara bişey olmuyor. yeni açılabilecek kurum sayısı belirtiliyor. verilen hak geri alınmaz arkadaşlar.

kotayı bir de şöyle bir örnekle faydasını açıklayayım;

diyelim ki hiç bir kurumun olmadığı bir ilçenin fizibilitesini yapıp oraya kurum açtınız. ve yine diyelim ki taş çatlasa 150 öğrenci yaptınız. hemen mi? tabi ki değil. ekip gerekiyor efor gerekiyor ki zarar etmemek için zamanla yarışıyorsunuz. yaptınız 150 öğrenci ve ayda 10000 tl kar ediyorsunuz. harcadığınız ücret ortalama yaptım yapacam maaş farkı yangın önlemleri yapı giderleri engelli yönetmeliği vs. dediniz 200000 tl niz gitti. ayda 10 bin kazanarak 20 ayda telafi edebilirsiniz. tabi herşeyi doğru ve dürüst yapıyoruz bu arada. sgk primleri maaşlar vs. herşey hem kurala hem vicdana uygun.

sonra yola çıktığınız arkadaşlardan bazıları kendisi kurum sahibi olmak istedi ve 3-4 personeliniz birleşip karşınıza kurum açtılar. bunlar kim olur? taramacı müdür şoför öğretmen fizyoterapist diyelim. sizden 75 öğrenciyi götürdüler. ne kaldı geriye? zarar. sonra kimin bütçesi güçlüyse kimin siyasi gücü akrabalık durumu vs iyiyse o ayakta kaldı. baktınız ki kömür saç tıraşı vs. bir sürü bonus ektra hizmet beklenilmeye başlamış.

hatta ve hatta ayda 8 saat yerine 20 saat ders vermeye başlamışsınız sırf öğrenci gitmesin diye. 75 öğrenciye 4 eğitimci (öğrt. ve fizyoterapist) yeterken sizde en az 6-7 eğitimci ve 6-7 tane de yan personel bulunmakta. ay sonu bakıyorsunuz ki ; verilen ders 1000 küsür saat siz faturada 600 küsür saat ders kesiyorsunuz toplamda. savaş böyle devam ediyor. sonra arada 3-5 akrabası olan kişiler bu kurum bize 2000 maaş veriyor siz 2500 verin sizin ytaramacınız sizin şoförünüz olayım diyor.şu kadar da öğrenci getiririm diyor. sonra velilere gelen akıl almaz tekliflerin karşısında durumu olmayan veya karakteri çocuğunun eğitim giderini kullanmaya uygun olanlar sizlere şunu alın bunu verin şu kadar gün alın çocuk kurumda sabahtan akşama kadar kalsın vs. diyor. sen daha yaptığın yatırımı çıkarmadan bu defa onur meselesi yapıyorsun bi bakmışsın ki vere vere 300 bin içeri girmişsin.

sonra fizyoterapist o ilçenin çocuğu mezun olmuş bu işe girmiş. o da kurum açmış al sana biri daha. o da akrabasına vs. güveniyor. onun mantığı da şu; ilk kurumu açan adam yabancı, diğerlerinin ise eğitimle alakaları yok ben bu işi yaparım diyor haliyle. bir de bakmışsın çok zaman geçmeden o da bu iğrenç çarkın dişlisi olmuş.

tanıdık geliyor mu bu durum?? gelmiyorsa ya sizin bulunduğunuz yerlerde her şey süper işliyor ya da ben bu işi gerçekten bilmiyorum.

değişik şehir ve ilçelerde kurum ve ortaklıklarım var. tek ofisten işleri yöneten biri olarak ofis kiram haybeye gidiyor. neden mi? çünkü bu meselelerle uğraşıyorum. 1 kurumumda işler yolunda ve her şey güllük gülistanlık diğer kurumlarda ise rekabet değil resmen savaş var. eğitim için olsa bir eğitimci olarak savunduğum fikirlerden asla vazgeçmem ama konu eğitim değil.

şimdi kota gelse oranın nüfus yoğunluğuna göre hizmet verilse ve kotayla gelecek düzenlemelerle refah seviyemiz yükselse, ne olur??? kime zararı olur?

işi kötü yapan adamın rakibi olmaz eyvallah ama bkds geldiğinde haksız kazanç da ortadan kalkar biraz olsun. (onun da hakkından geliriz evelallah da en azından daha az zarar eder devlet.)

adamın 300 faturalı öğrencisi var ama 100 öğrenci geliyor kuruma. şikayet ediyorsun alan razı veren razı sistem oturmuş. ne anlıyorsun boş? anca tehdit alıyorsun. bıkıyor musun hayır ama yoruluyorsun şikayet etmekten.

sizi de anlıyorum. tamam. ne iyi oldu ki şimdiye çıkan yönetmeliklerde, zamlarda falan filan. boş. ama siz bu sektörün tecrübelileri bile bu kadar ümitsiz iseniz yolun sonuna gerçekten geldik demektir.
Son Düzenleme: 04 Mar 2018 12:39 yazan waramiral.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: zerwan, obay35

Kota Neden Zararlıdır? 05 Mar 2018 07:18 #4

  • egemenege
  • egemenege Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Gönderiler: 479
  • Teşekkür Sayısı: 379
  • Başarı: 4
Deniliyor ki; ankara da, i melih gökçeğin kararsının 1000 yakın taksisi var... birileri bu alanları tutmuş,, onu anladıkkta... buralardan çıkıp çıkıp kavga konusumuzu başka bir yere kaydırmak nedir ya! Ben sezin yerinizde olsam; i. Melih gökçek ile ve karısı ile mücalede ederdim... Konu taksi ise biraz da bunlarıdada takip edin... İstanbulda ki durum bambaşka.... neyse konu bu değil zaten...

Kota sorun değil bence, niye dert oldu anlamadım birillerine, çıkmasada olur... bence MEB simsarlara izin vermeden bu maddeyi çıkarmalı yoksa simsarlar bayağı iş yapar... wuramiral ne yazdıysa destekçisiyim....
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

Kota Neden Zararlıdır? 05 Mar 2018 14:14 #5

  • türkiyem
  • türkiyem Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Gönderiler: 410
  • Teşekkür Sayısı: 117
  • Başarı: 1
şahsi fikrim kotaya gelene kadar o kadar çok sorunumuz var ki ... yani kota olmuş olmamış bence çoğu kurumun umurunda değildir... ki artık her önüne gelen kurum açmaması için kota mantıklı geliyor bana..
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

Kota Neden Zararlıdır? 05 Mar 2018 14:28 #6

  • garip
  • garip Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Altın Uye
  • Gönderiler: 304
  • Teşekkür Sayısı: 99
  • Başarı: -36
bırakın kotayı potayı, 1 eylülde yüz tanıma sistemi geliyor, bir de sosyal medyada örgütlenen özel eğitim çalışanları maaşların asgari ücretten gösterildiği konusunda 170'i yoğun şikayet bombardımanına tutmuş (ki % 100 haklılar asgari ücretten emekli olanlara 850 TL maaş bağlanıyormuş), bu ikisine hazırlıklı olun.
hepsinize kolaylıklar...
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

Kota Neden Zararlıdır? 05 Mar 2018 16:16 #7

  • türkiyem
  • türkiyem Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Gönderiler: 410
  • Teşekkür Sayısı: 117
  • Başarı: 1
kurumlar ne yapsın arkadaşım doğru yapıyor demiyorum ama şuanki durumları ortada her yıl küçülte küçülte öyle bir hale geldiler ki !! nasıl kurumları devam ettiririz derdindeler çaresizce ... bu duruma getiren ; kimse kusura bakmasın ama gider oranlarındaki artış ve komik zamlardır ..bunlarla beraber çözülmeyen sorunlardır....
Son Düzenleme: 05 Mar 2018 16:17 yazan türkiyem.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.247 saniye
Sistem Kunena Forum