Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanııcı Adı: Şifre: Beni hatırla
Forum kuralları dahilinde bulunan her konuda yazışabilirsiniz.

BAŞLIK: SURİYELİ ÇOCUKLAR

SURİYELİ ÇOCUKLAR 19 Eki 2014 01:39 #33

  • barisltd
  • barisltd Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Cats bite!
  • Gönderiler: 2342
  • Teşekkür Sayısı: 2332
  • Başarı: 9
Bu iş gittikçe daha eğlenceli hale geliyor... :)

Şimdi buradaki "siz" "biz" mi oluyoruz anlayamadım tam olarak... Galiba öyle kasdedilmiş. :)
Ama işin doğrusu "siz" olarak yapılan tariflerle yakından uzaktan alaka kuramadığım gibi esasen sıkı bir Atatürkçüyümdür. :)

Bir şeyleri arzu etmek ile ona sahip olmak arasında ciddi bir fark var. Aslında bir tarife sokmak gerekirse ben kendimi "gerçekçi"den daha çok "pragmatik" olarak görürüm.

Yapmaya muktedir olduğumuz şeyler vardır. Bir de çok istesek de muktedir olamadığımız şeyler vardır. Örneğin bir zaman makinası olmasını çok arzu ederdim. Ama yakın gelecekte böyle bir olasılık görünmüyor. O zaman insan ulaşamayacağı hedefleri hayal etse bile ulaşabileceği hedefleri amaçlamalıdır.

Suriyeli çocuklardan yola çıkmışken konu nasıl "ezilen kadınlar, spartaküs, kölelik, kapitalist düzen, çocuk tecavüzü, hintliler, bağımsızlık savaşı vs." noktasına geldi tam anlamadım. :) Çünkü konu "suriyeli çocukların ülkemizdeki rehabilitasyon merkezlerinden eğitim alıp alamayacağıydı." Eşitlikçi, adil bir dünyada gönül isterdi ki Suriyeli çocuklar kendi ülkelerinde, kendi topraklarında mümkün olan eğitimin en iyisinden yararlansınlar. Hatta gerektiği durumlarda her ülkenin çocuğu her ülkenin hizmetinden yararlanabilsin.

Bir tercih yapmak durumunda kalacaksam ben önce kendi ülkemin çocuklarının eksiksiz bir eğitimden yararlanmasını tercih ederim. Henüz bunu sağlayamamışken Stanislaw Lem'in komünist rejim tarafından kitaplarına zoraki(!) sokulan "herkes için eşit bir dünya" fikri bir "pragmatist" olarak bana anlamsız gelir. Çünkü dünyada hiç bir şey eşit değildir.

İşin felsefesi bir tarafa bırakılacak olursa; yine bir pragmatist olarak bu uygulamanın "dil ve kültür" zorluklarını, ayrıca suistimale son derece açık "parasal" taraflarını sorgulamaktan daha doğal bir şey olamaz. Bunu sorgulamanın Spartaküs'ün köleliğe isyanı veya hindistanla ilgisi yoktur. Tamamen güncel durumla ve uygulamayla ilgili bir sorgulamadır.

Mücadeleci ve eşitlikçi arkadaşlarıma tavsiyem, Suriye'li çocuklara kapılarını sonuna kadar açıp doyasıya eğitim vermelerinden öteye geçemez. Böylelikle dünyadaki adaletsizliği bir nebze azaltmış olurlar. :)
Mavi BARIŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: egemenege

SURİYELİ ÇOCUKLAR 19 Eki 2014 02:13 #34

  • egemenege
  • egemenege Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Gönderiler: 482
  • Teşekkür Sayısı: 380
  • Başarı: 4
Sir Thomas More'un "Utopia" isimli kitabını buradan; ve "suriye'li" çopcuklar üzerinden örnek gösterdiğinizde anlayamadım... :) :) :)

çünkü "o kitap" tamda "pragmatizimin "sınırlarını anlatır... :) :) :)

siz pragmatizmi "günlük kazanç" olarak görüyorsanız... diyecek birşey yok... :) :) :)

konu bu ülkeye çeşitli nedenlerle gelmiş engelliler ise; ben bir tercih yapmayacağım... o size kalsın... :) :) :)

konu bizim ülkemizde engelli hakları ise o da size kalsın, ben tercih yapmayacağım... :) :) :)

ama konu hangi ülkeden, hangi dinden, hangi ırktan, bildiği hangi dilden "engellilerse" bırakın da pragmatik düşünmeyenlere kalsın...
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

SURİYELİ ÇOCUKLAR 19 Eki 2014 02:27 #35

  • barisltd
  • barisltd Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Cats bite!
  • Gönderiler: 2342
  • Teşekkür Sayısı: 2332
  • Başarı: 9
egemenege yazan:
siz pragmatizmi "günlük kazanç" olarak görüyorsanız... diyecek birşey yok... :) :) :)

Herhalde öyle görseydim "aman bu suriyeli çocukları bol bol kaydedelim... devlet baba da parasını ödesin" demeyi tercih ederdim. :)

Bence tanımlarla ilgili bir konfüzyon söz konusu... Pragmatizm bir bilginin gerçek hayatta işe yarar olup olmamasıdır. Thomas More'un Utopyası ise tamamen hayali, idealize edilmiş bir durumdur. Pragmatik yararı yoktur.

Sizin kurumda herkes eşit şartlarda aynı ücretle günde 6 saat mi çalışıyor? Eğer öyleyse bravo diyeceğim. :) :)

Sir Thomas More'un "Utopia" isimli kitabını buradan; ve "suriye'li" çopcuklar üzerinden örnek gösterdiğinizde anlayamadım..

Kanımca gayet iyi anlaşılmış. :) Çünkü herhangi bir mesaj veya fikire referans verilmemiş bir öylesine görüşten ibaretti. :)

ama konu hangi ülkeden, hangi dinden, hangi ırktan, bildiği hangi dilden "engellilerse" bırakın da pragmatik düşünmeyenlere kalsın...

Niye bırakayım?
İnsanların (ve devletin) haksız yere suistimal edilmesine göz mü yummalıyım? Öyle bir özgürlük, hak mı var?
Mavi BARIŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ
Son Düzenleme: 19 Eki 2014 02:32 yazan barisltd.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

SURİYELİ ÇOCUKLAR 19 Eki 2014 02:53 #36

  • egemenege
  • egemenege Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Gönderiler: 482
  • Teşekkür Sayısı: 380
  • Başarı: 4
şaka gibi ya!!!

herkesin engellilere bakışı "tarihsel ve güncel" olarak netleşsin...

bizim kurumumuzda günde 8 saat ve haftada 40 saat çalışılır... (Thomas More'a göre bu bile; yazdığı tarih itibariyle ütopiktir)...

ama kaynatmayı çok iyi bilen birine :) :) :)

bir kaç soru sormak gerekir...

"""suriyeli engelli insanların ülkemizde ki engellilerin haklarından şuan da yararlanması imkansız, çünkü bunun alt yapısından, kültürel duruma, ülke içi siyasetten dış politikaya vb. vb. vb. ... bir çok karmaşık durumla ilgili olduğu bilinir...

ben insanım ve herşeye önce insan cephesinden bakılmasından yanayım...

olur yada olmaz "önce insanlıktan" bakarım...

birileri Nelson Mandela"yı hapise attığında; fikirler için "ütopya" dedi..

birileri Mohandas Karamçand Gandi'nin "Biritanyadan" bağımsızlık için yaptığı büyük "tuz yürüyüşüne" ütopya dedi. birileri bu akıllı insanının sadece ütopik fikirlerle uğraşmasını "kendi aklına hakaret" sandı...

birileri abd girer dedi, birileri viatnam iki ay dayanamaz dedi...

birileri kölelikle mücadele eden spartaküs ve arkadaşlarına "kölelik" nasıl kalkar diye, savaş açtı...

birileri Mustafa Kemal ve arkadaşlarının bu ülkedeki bağımsızlık savaşı mücadelesine komedi dedi...

tarih ve felsefeye nereden baktığınız önemlidir, mücadele ve kavgaya nereden baktığınız önemlidir, engelli insanların "öldürüldüğü" bir geçmişten bugüne geliş önemlidir...

biz insanız ve tarihsel olarak insanın gelişimine katkı sunacağız, biz engelliyiz ve tarihsel olarak engellilerin gelişimine katkı sunacağız, biz çocuğuz ve çocukların tarihsel olarak yaşamına katkı sunacağız, biz kadınız ve bize uygulanan "dolaylı" saldırıya kafa tutacağız...!!!!!!!!!!!!!

siz gerçekçisiniz; sparteküsün kölesi olduğu "sahiplere" (ayrıntıya girmeden kimlerin kölesi olduğunu bilirsiniz, helede değerli kitaplar okumuşsanız...)

siz gerçekçisiniz; hindistanın bir geçmişine bakar, birde; dünyadaki tüm 2050 projektörlerine baktığınızda: kimin nerede olduğunu anlarsınız;

siz gerçekçisiniz; Türkiye'nin bağımsızlık savaşında, bugün geldiği noktayı anlarsınız...

siz Nelson Mandela zamanında "ütopik" bu deyip; Büyük Britanya'ya hizmet ederdiniz...

siz Viatnam savaşında "ütopik" bu deyip; ABD'ye hizmet ederdiniz...

siz köleliğe karşı mücadelede eden spartaküs'e "ütopik" bu deyip; romalılara hizmet ederdiniz...

siz bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden Mustafa Kemal ve arkadaşlarına "ütopik" bu deyip; ingilizlere, fransızlara, italyanlara hizmet ederdiniz...

insanlık gelişecek; çocuklara tecavüz eden, kadınları ikinci sınıf sayan, hintlileri sömüren, siyahlara savaş açan, ülkesinde köle yapılmaya çalışan bu coğrafyanın insanlarına "haklarını" tanımayan her türlü güce meydan okunacak...

siz kendinizi; var olan dünya gerçekleri açısında: önce "insan" değilde, önce "daha fazla para, daha fazla güç, daha fazla sömürü, daha fazla ev, daha fazla araba" olarak görüyorsanız"; ben kendimi engelli insanların geçmişte ve gelecekte haklarını savunmakta görüyorum...

sizin yolunuz gerçeklik olsun; benim yolum "ütopik" olsun...

kolaylıklar dileğiyle
..."""

bunun neyini anlamadınız, bende bunu anlamıyorum!!!

size şunu söylemek zorundayım;

eğer düşündükleriniz doğru ise, ve buna inanıyorsanız, her zaman cevap vereceğim....

benim yazdıklarıma hiçbir zaman cevap vermeseniz bile, hatta benim anlamadığım biçimde "alıntı" yaparak düşünce bütünlüğüme zarar verecek "pragmatik" davranış biçiminize; cevap vereceğim...

ben yukarıda birşeyler yazdım, siz herzaman ki gibi, davranış sergilediniz...

bence küçük "manipülasyonlar" ile yaşamınızı korumak için; tarihsel olarak "engelli haklarını" bile savunamazsınız...

sizi gidi pragmatistler :) :) :)
Son Düzenleme: 19 Eki 2014 03:16 yazan egemenege. Sebep: ekleme
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

SURİYELİ ÇOCUKLAR 19 Eki 2014 03:24 #37

  • barisltd
  • barisltd Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Cats bite!
  • Gönderiler: 2342
  • Teşekkür Sayısı: 2332
  • Başarı: 9
Aynı yazıyı kopyalayıp yapıştırınca soru araya kaynamış herhalde... :)

Konuyla ilgisiz kalabalık içinde aradım ama göremedim. :)

Bu arada Che Guavara'ya haksızlık yapılmış... adı bile geçmiyor. :) Bir spartaküs kadar kıymeti yok mu? :)

Ayrıca vietnam savaşı ve diğer bazı konulardaki ithamları aynen iade ediyorum. Ben o tarihte daha doğmamıştım bile... :)
ben kendimi engelli insanların geçmişte ve gelecekte haklarını savunmakta görüyorum...

Süper! Zaman makinası icat edildiğinde geçmişdeki haklara da bakarsınız. Şimdilik sadece gelecek mümkün. :) İşte pragmatizmin böyle bir yararı var. :)


Ek: Bu kısım sonradan yazılmış:
egemenege yazan:
ben yukarıda birşeyler yazdım, siz herzaman ki gibi, davranış sergilediniz...

bence küçük "manipülasyonlar" ile yaşamınızı korumak için; tarihsel olarak "engelli haklarını" bile savunamazsınız...

Şimdi destan gibi bir söylev yazmışsınız. İçeriğin büyük bir kısmının konuyla doğrudan değil, dolaylı ilişkisi bile sınırlı...

Allah aşkına Suriyeli çocukların Mebbis gibi bir ucubeye tckimlik numarasıyla kaydedilip ödemesinin alınabilmesiyle Spartaküs'ün kölelik isyanının nasıl bir ilişkisi var? Ne yazmamı bekliyorsunuz?

O kadar uçuk noktalara gitmişsiniz ve öylesine abuk subuk ithamlarda bulunmuşsunuz ki, gülmek mi lazım, kızmak mı lazım bilemiyorum. Ben gülmeyi tercih ettim. :)

Hakkımda en ufak bir fikriniz olmaksızın "insanlık dersi" vermeye kalkıyorsunuz. Doğrudur, belki de insanlıktan nasibini almamış birisi olabilirim. Ama bilgi sahibi olmadığınız bir durumda kendinizi insanlık şövalyesi gibi göstermeye çalışıp, karşınızdakini küçümser bir tutum izlemeniz de büyük bir insanlık ayıbıdır.

Kusuruma bakmayın, bana bu dersi vermek sizin haddiniz değil. Eğer siz böyle bir tutum izlerseniz benim yaklaşımım da haliyle aynı şiddette olur.

Aslında bu tartışmalardan eğlenmiyor değilim. Ama bu sektörel forumda yeri olmadığını düşünüyorum. Hatta şu ana kadar yazdıklarımla da konuyu ciddi boyutta kirlettiğimi(zi) düşünüyorum.

Benim pragmatizmim veya sizin insanlık ve engelliler mücadeleniz suriyeli çocuklara bir fayda sağlamıyor. Bir anlamda kendimle çelişmiş oluyorum.
Mavi BARIŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ
Son Düzenleme: 19 Eki 2014 03:37 yazan barisltd.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: egemenege

SURİYELİ ÇOCUKLAR 19 Eki 2014 03:33 #38

  • egemenege
  • egemenege Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Gönderiler: 482
  • Teşekkür Sayısı: 380
  • Başarı: 4
zaten yazmaya gerek görmemiştim... bazı insanları tahmin etmenizi beklemeştim :) :) :)

sizde ne çabuk tahmin etmişsiniz :) :) :)

suriyeli engelli insanların ülkemizde ki engellilerin haklarından şuan da yararlanması imkansız, çünkü bunun alt yapısından, kültürel duruma, ülke içi siyasetten dış politikaya vb. vb. vb. ... bir çok karmaşık durumla ilgili olduğu bilinir...

ben insanım ve herşeye önce insan cephesinden bakılmasından yanayım...

olur yada olmaz "önce insanlıktan" bakarım...

birileri Nelson Mandela"yı hapise attığında; fikirler için "ütopya" dedi..

birileri Mohandas Karamçand Gandi'nin "Biritanyadan" bağımsızlık için yaptığı büyük "tuz yürüyüşüne" ütopya dedi. birileri bu akıllı insanının sadece ütopik fikirlerle uğraşmasını "kendi aklına hakaret" sandı...

birileri abd girer dedi, birileri viatnam iki ay dayanamaz dedi...

birileri kölelikle mücadele eden spartaküs ve arkadaşlarına "kölelik" nasıl kalkar diye, savaş açtı...

birileri Mustafa Kemal ve arkadaşlarının bu ülkedeki bağımsızlık savaşı mücadelesine komedi dedi...

tarih ve felsefeye nereden baktığınız önemlidir, mücadele ve kavgaya nereden baktığınız önemlidir, engelli insanların "öldürüldüğü" bir geçmişten bugüne geliş önemlidir...

biz insanız ve tarihsel olarak insanın gelişimine katkı sunacağız, biz engelliyiz ve tarihsel olarak engellilerin gelişimine katkı sunacağız, biz çocuğuz ve çocukların tarihsel olarak yaşamına katkı sunacağız, biz kadınız ve bize uygulanan "dolaylı" saldırıya kafa tutacağız...!!!!!!!!!!!!!

siz gerçekçisiniz; sparteküsün kölesi olduğu "sahiplere" (ayrıntıya girmeden kimlerin kölesi olduğunu bilirsiniz, helede değerli kitaplar okumuşsanız...)

siz gerçekçisiniz; hindistanın bir geçmişine bakar, birde; dünyadaki tüm 2050 projektörlerine baktığınızda: kimin nerede olduğunu anlarsınız;

siz gerçekçisiniz; Türkiye'nin bağımsızlık savaşında, bugün geldiği noktayı anlarsınız...

siz Nelson Mandela zamanında "ütopik" bu deyip; Büyük Britanya'ya hizmet ederdiniz...

siz Viatnam savaşında "ütopik" bu deyip; ABD'ye hizmet ederdiniz...

siz köleliğe karşı mücadelede eden spartaküs'e "ütopik" bu deyip; romalılara hizmet ederdiniz...

siz bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden Mustafa Kemal ve arkadaşlarına "ütopik" bu deyip; ingilizlere, fransızlara, italyanlara hizmet ederdiniz...

insanlık gelişecek; çocuklara tecavüz eden, kadınları ikinci sınıf sayan, hintlileri sömüren, siyahlara savaş açan, ülkesinde köle yapılmaya çalışan bu coğrafyanın insanlarına "haklarını" tanımayan her türlü güce meydan okunacak...

siz kendinizi; var olan dünya gerçekleri açısında: önce "insan" değilde, önce "daha fazla para, daha fazla güç, daha fazla sömürü, daha fazla ev, daha fazla araba" olarak görüyorsanız"; ben kendimi engelli insanların geçmişte ve gelecekte haklarını savunmakta görüyorum...

sizin yolunuz gerçeklik olsun; benim yolum "ütopik" olsun...

kolaylıklar dileğiyle...
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

SURİYELİ ÇOCUKLAR 19 Eki 2014 04:41 #39

  • egemenege
  • egemenege Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Gönderiler: 482
  • Teşekkür Sayısı: 380
  • Başarı: 4
ben yazdığımı yazdım...

düşüncelerimi ortaya koydum...

benim derdim herkesin fikrini tüm açıklığıyla ortaya koyması..

ben bu ülkeye mülteci olarak gelmiş insanların; neden bu ülkede oldukları, hükumetin buna nasıl sebep verdiği, devletin tarihsel olarak bu durumu nasıl yönettiği, dış güçlerin bu sürece nasıl katkı verdiğini tartışmıyorum...

ben ne olursa olsun engelli haklarının savunmasından yanayım...

eğer bu sayfalarda birileri 1600 yıllarında yazılmış bir kitaptan bakarak birini anlamaya çalışırsa; ve birinin, ona tarihin başka kesitleri, mücadeleleri, felsefeleri üzerine cevap vermesine; "anlamıyorum, ne alakası var, bu kadar tarihsel durum neden anlatılır, bu da felsefemi vb. vb. vb." gibi cevap verirse: birileri ona şaka mı yaptın" diye sorar...

ben buradan soracağım, neden Sir Thomas More u kullanarak cevap yazdınız...

şaka yaptım diyerek açıklayamayacaksanız, size verilen tarihsel örnekleri inceleyeceksiniz...

her cümlenizin bir yerine "gülücük" koymayı bir "savunma mekanizması" yada "bir saldırı mekanizması" olarak görüp; bazı insanların buna tepkisiz kalacağına inanıyorsanız yanılıyorsunuz...

sorun şu; ben engelli haklarını savunacağım... ve bu hakları savunmak ile bu ülkedeki kurumlar arasında bağlantı kuracağım...

sizin pragmatik düşüncelerinizin; insanlık tarihi olarak engellilere zarar vereceğini düşünüyorum...
Son Düzenleme: 19 Eki 2014 05:00 yazan egemenege. Sebep: imla
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

SURİYELİ ÇOCUKLAR 19 Eki 2014 17:56 #40

  • barisltd
  • barisltd Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Cats bite!
  • Gönderiler: 2342
  • Teşekkür Sayısı: 2332
  • Başarı: 9
Herhalde siz onların haklarını böyle şiddetle savunmasanız engelliler tarumar olmuştu... Kapitalist sistemin uşakları olarak aklı fikri günü kurtarıp, ev araba, yat, kat sahibi olmak isteyen biz aşağılık gerçekçiler de onları sömürüp iliklerine kadar kurutmuş olurduk.

Nasıl bir hayal dünyası bu böyle?

Sizi daha önce de çeşitli kereler uyardım. Fikirler üzerinden dilediğiniz gibi tartışabilirsiniz ama kişilikler üzerinden tartışmanıza izin vermem diye... Ne yazık ki sabrı zorlayan bir tarzınız var!

Kısa bir özet geçecek olursak;

- Diyorsunuz ki: Tüm engelliler her türlü haktan yararlansın. Dolayısıyla suriyeliler de bu haklardan yararlansın.

- Ben demişim ki; Ütopik düşünceler güzeldir ama gerçekçi değildir.

- Siz demişsiniz ki; Sen köleliğin taraftarısın, vietnam işgalinin taraftarısın, kapitalizmin taraftarısın, tecavüz edilen çocuklara, ezilen kadınlara ses çıkarmazsın, aklın fikrin daha fazla para, daha fazla güç, daha fazla sömürüdür! Ben ise engelli haklarını, insanlığı savunurum.

- Ben demişim ki: Bunların konuyla ne alakası var!

- Siz demişsiniz ki: Senin gibi gerçekçiler/pragmatistler engellilere zarar verir. Çekin eliniz, engellileri en güzel ben savunurum. Sen Yazdığım tarihsel örnekleri incelemek yerine
yazılardan alıntı yapıp düşünce bütünlüğünü bozarsın. Gülücükler falan koyarsın.

********

Ben yazılarımda ister alıntı kullanırım, ister gülücük koyarım.
"Siz zaten vietnamda da şöyle böyle yapmıştınız. Ülkeyi Fransıza İngilize satarsınız" gibi ABUK SUBUK, hatta SAÇMA SAPAN argümanlarla fikir üretmeye kalkarsanız gülücükle yetinmez bununla dalga bile geçerim.

Hayatınızda yüzünü bile görmediğiniz bir insan hakkında bir sayfa dolusu yorum yapıyorsunuz! Kafanızda varsayımsal bir kişilik oluşturup bunun üstünden bir tartışma yürütüyorsunuz. Ben sizin kafanızda yarattığınız kişi olmadığım gibi hiç bir şekilde bana yönelik söz sarfetmenize de izin vermem.

Siz kimsiniz ki "engelli haklarını" tekelinize alıp bizim bu mücadeleye zarar vereceğimizi söylüyorsunuz? Hayatınızda bu uğurda neleri feda ettiniz? Hangi taşın altına elinizi koydunuz? Benim neler yapmış olduğum hakkında bir fikriniz var mı? Hiç bir fikriniz yok! Siz bugün tıkır tıkır maliyeden aldığınız ödeneklerin temelini kimlerin attığını bilmezsiniz. Ödediğiniz KDV'nin neden %18 değil de %8 olduğunu bilmezsiniz. Bugün engelliler yasasının temelini oluşturan, ortez protez ödemelerinden, belediyelerin yapması gereken engellilerin yaşam standartlarına ilişkin her türlü düzenlemenin yapıldığı 572 ve 573 sayılı KHK'lar için kimlerin emek verdiğini bilmezsiniz.

Hayatı boyunca bunlarla mücadele eden bir engellinin sonunda depresyona girip intihar ettiğini, bunun gazetelerin köşesinde küçük bir haber olarak kaldığını, bugün kimsenin adını bile hatırlamadığını bilmezsiniz.

Sonra çıkıp insanlara "engelli hakları" diye ahkam kesmeyi bilirsiniz.

Hiç kusura bakma arkadaşım. Sen bana ne engelli haklarını, ne insanlığı, ne sosyalizmi, ne kapitalizmi, ne de insanlık tarihini öğretme hakkına sahip değilsin! Senden bu konularda ders alacak değilim.

Konuları bu şekilde sürekli kişisel zemine çekmeye devam edersen, yazılarından sadece bir kaç cümle alıntı yapıp bir iki gülücükle yetinmem, her yazdığın saçmalık için bir paragraf ŞAHSINA yönelik eleştiri yazarım.

Fikir savunmak başka bir şeydir, karşındakini küçültmeye çalışmak başka bir şeydir. Birincisi için iyi felsefe ve mantık temeli gerekir, ikincisi için M. Gökçek olmak yeterlidir. Gökçek'likten vazgeçip felsefeci olmanı tavsiye ediyorum. Belki birisi fazla oy kazandırır ama diğeri daha şerefli bir yoldur.
Mavi BARIŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.229 saniye
Sistem Kunena Forum