Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanııcı Adı: Şifre: Beni hatırla
Özel Eğitim Öğretmeni

BAŞLIK: özel eğitimde çözüm önerileri

özel eğitimde çözüm önerileri 09 Eyl 2014 09:40 #41

  • tartanc
  • tartanc Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Herşey neye layıksa ona dönüşür.
  • Gönderiler: 2081
  • Teşekkür Sayısı: 1692
  • Başarı: 42
Teşekkürler Sayın Arkadaşlar. Sağolun-sololun ama hep var olun :)

Bir arkadaş yazıyor.Pilot ildeyim diye, kurumu pilot ilde değil.

Kurumu ile Ankara arasında yaklaşık 400 km var. Ankaradan yazıyor.

Bizler buna bakanlıktan yazıyorsun yada provakatörsün diyoruz bizlere kızıyor.

Ne diyelim ona da kolay gelsin diyelim geçelim :)
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: egemenege

özel eğitimde çözüm önerileri 09 Eyl 2014 10:18 #42

  • hancan
  • hancan Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Altın Uye
  • Gönderiler: 165
  • Teşekkür Sayısı: 102
  • Başarı: 2
Kurumları oyun oynama., dalga geçme,stres atma yerine çevirdiler ya .....neyse. Bu ve bu gibi densizleri Allah a bırakıyorum.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: egemenege

özel eğitimde çözüm önerileri 09 Eyl 2014 12:00 #43

  • gulen100
  • gulen100 Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Tecrubeli Uye
  • Gönderiler: 151
  • Teşekkür Sayısı: 81
  • Başarı: -8
BU YAZDIKLARIMI HERKESİN OKUMASINA GEREK YOK, SADECE BANA ATIFTA VE HAKARETTE BULUNAN ARKADAŞARIN OKUMASI YETERLİ. DİĞER ARKADAŞLAR OKURLARSA BAŞTAN ÖZÜR DİLERİM VAKİT KAYBI OLUR...
Arkadaşlar mail adresim gulen_100@hotmail. (sonuna siz com yazmayı unutmayın, ben yazınca sistem izin vermiyor) beni merak eden arkadaşların, bana ve yazdıklarıma inanmayan arkadaşların maillerini bekliyorum (lütfen forumdaki isminizi de belirtirseniz çok sevinirim), telefonlarınızı lutfederseniz hepinizi arayacağım. Mail atmazsanız çok üzülürüm.
Bu arada egemenege arkadaşımızın, gerçek isminin olmadığını; MAHLAS olarak kullandığını öğrenmiş olduk...! Yinede teşekkür ettim.
Sayın pinaru; çak çabuk çarketmişsiniz tebrik ederim, tabiki buda bir erdemdir. Sizin sayın tartanc'a istinatta bulunduklarınız (ama sonra özür dilediğiniz) hala bizim buralarda mevcut. Ben Rehabilitasyon Merkezleri hırsız demiyorum, bakanlığın ve dışarıda insanların bizlere takmış olduğu yaftayı kaldırmaya çalışıyorum. Cihaz konusuna gelince, buyurun gelin yerinde görün; çayımızı da içersiniz daha da kalırsanız yemek te söyleriz.Daha önce de bir arkadaşımız evine taktıracaktı onunlar bir irtibata geçin o memnunsa siz de taktırırsınız. Memnun değilse boş yere 5.000 tl ödemeyin yazık olur.
Sayın Kalemdar da benim "tecavüz" kelimesinden sonra "anasını bellemek" kelimesini foruma kazandırmış... Yalnız yanıldığı bir nokta var, kimse kurumlar kapanacak diye ellerini ovuşturmuyor (belki o anda aynaya bakmış olabilir), çünkü millet telafilere sınıf bulamazken yeni gelen öğrenciyi neresine yerleştirecek...!
Evet sıra geldi sayın tartanc size;
"Bir arkadaş yazıyor.Pilot ildeyim diye, kurumu pilot ilde değil. Kurumu ile Ankara arasında yaklaşık 400 km var. Ankaradan yazıyor. Bizler buna bakanlıktan yazıyorsun yada provakatörsün diyoruz bizlere kızıyor." ben sizin bu ifadelerinizden hiç bir şey anlamadım. Galiba cevapların yazıldığı bilgisayarımın ıp numarasından sorguladın, tebrik ederim iyi fikir; ancak her zaman doğru sonucu vermiyor malesef. Hem kurumu ile Ankara arasında 400 km var diyorsun hem de Ankaradan yazıyor diyorsun. Bu neyaman çelişki...
MAİLLERİNİZİ BEKLİYORUM veya SİZ MAİL ADRESİNİZİ yada TELEFONLARINIZI YAZIN BEN SİZE ULAŞIRIM.
Gülen Yüz; Sevginin Anahtarıdır...! (Hz. Ali)
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

özel eğitimde çözüm önerileri 09 Eyl 2014 12:47 #44

  • tartanc
  • tartanc Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Herşey neye layıksa ona dönüşür.
  • Gönderiler: 2081
  • Teşekkür Sayısı: 1692
  • Başarı: 42
Öyle gizli saklı filan yok.Açıkca yazalım.Buyrun

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

özel eğitimde çözüm önerileri 09 Eyl 2014 19:04 #45

  • pinaru
  • pinaru Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Altın Uye
  • Gönderiler: 213
  • Teşekkür Sayısı: 101
  • Başarı: 1
Gülen100 siz kendi numaranızı yazın kurum adınızıda belirtin biz size ulaşalım. Bizzat gelip sistemin işlerliğini gözlemek istiyorum.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: tartanc, SerdarEGER

özel eğitimde çözüm önerileri 10 Eyl 2014 02:22 #46

  • barisltd
  • barisltd Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Cats bite!
  • Gönderiler: 1776
  • Teşekkür Sayısı: 1712
  • Başarı: 32
Ben yine elimde olmadan bir şeylere muhalefet edeceğim....

Sayın gulen100'ün kurumunda bu işlerin çok güzel yürümesi, veya onun bu sistemi tercih etmesi bunun iyi bir şey olduğunun göstergesi değildir ki!

Ben kendisinin düşüncelerine saygı duyuyorum. Belki de gerçekten onun kurumunda sistem çok güzel yürüyor olabilir... hatta bu sistemin uzun vadede kurumunun itibarına ve geleceğine faydası dokunacağını da düşünebilir. Bu durum, diğer kurumların eleştirilerini ve zorluklarını haksız çıkartmaz.

Şu ana kadar pilot ilden yazak az sayıda arkadaşın büyük çoğunluğu yaşadıkları pek çok sıkıntıyı aktardılar. Onun yanı sıra pilot illerde yapılan bazı video çekimlerinden bunun nasıl bir garabet olduğunu da ben şahsen izledim. Tüm kurumlarda bu sistem çok iyi ve mükemmel işlemiş olsaydı dahi benim bununla ilgili düşüncem değişmeyecekti. Bunun gerek insan haklarına, gerek özel sektör felsefesine, gerekse yaptığımız işin doğasına aykırı olduğunu yine söyleyecektim.

Hiç kimse beni damar tanımayı dört dörtlük uygulayan bir kurumun iyi hizmet vermiş olacağına ikna edemez. Bu sistemi aşmak isteyen kurumlar için yol yordam çoktur. Hatta bunu doğru düzgün eğitim veren kurumlardan daha kolay yaparlar.

Ben -hani şu sürekli şikayet edilen- "sahtekar, üçkağıtçı" bir kurumlardan birinin sahibi olsam, tüm çocukları sabahtan servisle toplar getirir, hepsini bir salona toplar televizyon seyrettirir, saati gelene elini okutturur, öğlen götürür evlerine bırakır, öğleden sonra ikince partinin seferini yapabilirdim. Böylelikle ne el okutturma derdim olur, ne kaybım olurdu. Öğretmenlerim de sadece saati geldiğinde el okutur, sırayla çocukların başında bekler, kalan vakitlerinde de cep telefonlarından Angry Birds falan oynarlardı.

Bu sadece bir yöntem... Buradan "akıl vermiş" olmamak için olası başka yöntemlere hiç girmek istemiyorum. Ama Türk aklı muhakkak bu tür sorunlara çözüm bulacaktır.

Yani nihayetinde bu sistem hiç bir şeyi çözmediği gibi, iyi kurum, kötü kurum ayırtedilmesine de hiç bir katkı da bulunmayacaktır.

Eğer aksi olsaydı, yani kötü kurumlar bu işten çok olumsuz etkilenseydi bizim sürekli onların yaygarasını duymamız gerekirdi. Halbuki bakıyorum, şikayet ve itiraz edenler genellikle belli bir geçmişe, çalışma düzenine sahip olan kurumlar. Hiç "kötü" kurumların yaygarasını duyanınız oldu mu?

Sonuç olarak sayın Gülen100 bunun en hararetli savunucusu olsa (ki öyle olduğunu sanmıyorum), kurumunda bunu 100 de 110 performansla uygulasa ve hatta Türkiye'de bu işi yapan en iyi kurum olsa bile, bu el okuma sisteminin iyi bir şey olduğunun göstergesi veya ispatı olmaz. O yüzden, bence bu konuları çok fazla kişiselleştirmeyelim. Tuzağa düşmüş oluyoruz.
Mavi BARIŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: pinaru, tartanc, salih ve bu kullanıcının diğerlerinden 10 teşekkürü var

özel eğitimde çözüm önerileri 10 Eyl 2014 13:00 #47

  • gulen100
  • gulen100 Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Tecrubeli Uye
  • Gönderiler: 151
  • Teşekkür Sayısı: 81
  • Başarı: -8
Sayın barisltd; öncelikli olarak görüşlerime ve de fikirlerime saygı duyduğunuz için teşekkür ederim.
Şunları söylemek istiyorum; 2007 Ağustos ayından bu tarafa bu işin içerisindeyiz. İlk başladığımızda kurumların MEB'e yeni katılım süreciydi, çok şey belirsizdi. İlk darbeyi eskiler çok bilir 20 Kasım 2007 Genelgesi ile yemeye başladık. Çok kısa bir süre içerisinde derneğin gayretleri ile yanlış hatırlamıyorsam 18 Aralık 2007 gibi Mahkeme Genelgeyi iptal etti. (Şimdiye kadar yapılan itirazlara alınan tek olumlu sonuç budur, yanılıyorsam da düzeltin lütfen).
Arkasından ne oldu; MEB Genelgeyi uygulayamamanın vermiş olduğu hırsla 2008 Şubat ve Temmuz Ayları arasında Türkiye Geneline Bakanlık Müfettişleri ile teftişler yaptı. Ve bir çok kuruma da saçma sapan (okula gidenlerin grup ödemelerini; rehber öğretmenin derse giremeyeceğini berlirterek onların girdikleri seansların ücretlerini)sebeplerle hak ederek aldığımız ücretleri faizi ile geri ödemeler (yersiz ödemeler adı altında) istemediler mi...? 2008 den sonra neler yaşandı kısaca bir hatırlayalım;
1- Önceden Bireysel-Grup olan raporlarımız Sadece Bireysele döndürüldü.
2- Rapor verilirken yaş sınırı getirildi. (her RAM uygulamasa da)
3- Programlar değiştirilip Modül Uygulaması ve Modül Süresi Uygulaması getirildi.
4- Zorunlu Personel Uygulaması getirildi.
5- Bazı personellerin girebilecekleri modüller sınırlandırıldı.
6- Zorunlu ders saati 6 saatten 8 Saate çıkarıldı. (Ücreti aynı kaldı, güye ücretli olmak şartı ile bunu derneklerimiz istemişti)
7- Standartlar Yönergemiz 7 Yılda en az 7 defa değiştirildi.
8- İş Planı Uygulaması getirildi.
9- Resmi Okula Kayıt ve Devam zorunluluğu getirildi. (Son Yönetmelikle devam etme zorunluluğu ortadan kaldırılsa bile)
10- Okul saatinde bireyin Destek Eğitim alamayacağını ortaya çıkardı.
11- 18 Mayıs 2012'de Kimlik doğrulama sistemini uygulama koymak için süre verdi.
12- Son olarak ta Standart Yönergesini neredeyse uygulanamayacak halde değiştirdi. Unutmuş olduğum maddeler olabilir an itibarı ile ilk aklıma gelenler bunlar.
Şimdi sorarım sizlere; yaklaşık 7 yıldır olan bu değişikliklerin neredeyse tamamı için mahkeme süreci yaşandı veya buralarda konuşuldu; bir tanesi ile ilgili bile olsa geri dönüş oldu mu...? benim hatırladığım kadarıyla olmadı. (yanlışım varsa da düzeltin lütfen)
Şimdi siz bu kimlik doğrulama sisteminin mahkemeden döneceğini umuyorsanız bilemem, ama benim hiç bir umudum yok. Her ne arkadaşlarımızın geneli benim bu sistemin savunuculuğumu yaptığımı düşünse de bişey diyemem. Önümüzde bir deve var, bize de diyorlarki Ya bu deveyi güdeceksin, ya da bu diyardan gideceksin...! Karar sizin. Ben iyi veya kötü bu deveyi gütmeye çalışıyorum sadece. HEPİNİZE İYİ ÇALIŞMALAR
Gülen Yüz; Sevginin Anahtarıdır...! (Hz. Ali)
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: barisltd, uludag111, ozal24 ve bu kullanıcının diğerlerinden 1 teşekkürü var

özel eğitimde çözüm önerileri 11 Eyl 2014 03:11 #48

  • barisltd
  • barisltd Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Cats bite!
  • Gönderiler: 1776
  • Teşekkür Sayısı: 1712
  • Başarı: 32
Sayın gulen100,

Yazdıklarınızda sonuna kadar haklısınız.

Sizden pek farklı düşünmüyorum. Ama bunların doğru olması yine de damar tanımayı meşrulaştırmıyor. Bakın şimdi siz bu sistemin uygulanabilir olduğunu söylüyorsunuz ya; benim çocuklarımın ciddi bir kısmı ayda 8 seanstan fazla eğitim almasına rağmen ben ortalama aylık 8 seanslarını bile MEB'e fatura edemiyorum. Hepimizin bildiği MEB sorunları nedeniyle aylık % 3-4 civarında kaybım oluyor.

Artık hepimiz kanıksadığımız için bunları kayıpmış gibi algılamıyoruz. Örneğin rapor size 15-20 gün geç geldiği için veya gelen rapor sizin girmiş olduğunuz modüllerden farklı olduğu için her ay onay veremediğimiz bir sürü yapılmış ders oluyor.

Ayrıca durumun bir de insani faktörü var. Progrmlar, modüller, onaylar vs. derken ister istemez hatalı girişler vs. oluyor.

Damar tanıma sistemi -uygulanabilirliği olsun veya olmasın- bunların hiç birine çözüm getirmediği gibi bu sıkıntıları katlayarak arttıracak. Burada süreç iyi kurum, kötü kurum meselesinin dışına çıktı artık. Damar tanımayı uygulamamız bizi şimdiki halimizden daha iyi kurum yapmayacağı gibi, kötü kurumlara karşı bir avantaj da sağlamayacak... Tam tersine, işimizi eskisinden daha kötü ve daha maliyetli yapmamıza neden olacak...

Şimdi almadan vermek Allah'a mahsustur derler. Bu sistem bize bir şey vermeden çok şey istiyor. Bunu sağlamak için yegane çözüm hizmet kalitesini, yani maliyetleri düşürmektir. Maliyetler konusunda zaten sınıra dayandığımız için, sistem mükemmel işlese bile VPN ücreti, cihazların amortismanı, bu işe angaje edilecek insanların çalışma maliyeti vs. bir kaynaktan sağlanmalıdır. Bunun dönüşü ya niteliksiz insan gücü çalıştırmak, ya fiziksel koşulları asgariye indirmek, ya da işin üçkağıdına kaçmaktır.

İşte bu nedenlerle pek çoğumuz bu sisteme şiddetle karşı çıkıyoruz ve zaman zaman tartışmalar tatsız bir yola giriyor.

Evet, diyorsunuz ki "bu deveyi güdeceğiz, başka çaresi yok." Doğru! Bunu bizlere zorla uygulatabilirler. Ama bunu sevmemiz, kabullenmemiz gerekmiyor. Mücadele etmekten vazgeçmemiz de gerekmiyor. Belki bugün başarılı olamayabiliriz... ama başarısızlığı en baştan kabul edersek mücadele etmenin bir anlamı da kalmaz.

Dediğim gibi, sizin kurumunuzun bu sistemi başarıyla uygulaması diğer kurumlarında aynı şekilde uygulayabileceği anlamına gelmiyor. Uygulayamayanları kötü kurum olacağı anlamına hiç gelmiyor. Bu işi ilk akıl eden MEB değil! Biz kendi kurumumuz için daha 2000 yılında MEB'in esamesi yokken kartlı takip sistemini uygulamayı düşündük ve bunun yaratacağı olası sıkıntılar nedeniyle vazgeçtik. Düşünün ki o zaman ne aylık iş planı, ne ders onayı, ne modül, ne de zorunlu personel gibi anlamsızlıklar yoktu. Sadece kendi kayıtlarımız ve takibimiz için kullanacağımız bir sistemdi. Şimdi bunun 5 beteri bir sisteme sıcak bakmamız kendi kendimizle çelişmek olur.
Mavi BARIŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: mkirilmaz, ozal24, AliGalipDursen ve bu kullanıcının diğerlerinden 3 teşekkürü var
Sayfa oluşturma zamanı: 0.234 saniye
Sistem Kunena Forum