Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanııcı Adı: Şifre: Beni hatırla
Forum kuralları dahilinde bulunan her konuda yazışabilirsiniz.

BAŞLIK: Bence;

Bence; 26 Oca 2015 10:29 #1

  • tartanc
  • tartanc Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Herşey neye layıksa ona dönüşür.
  • Gönderiler: 3209
  • Teşekkür Sayısı: 2511
  • Başarı: 42
Organizasyonlardan kendimce beklentilerimi yazacağım.İsteyen eklemeler yapabilir;

1-Güçlü bir hukuk danışmanı olmalı.

2-Medyayı aktif kullanabilmeli. Başarılarımızı anlatabilmeli.

3-Örgütlenme çalışmalarına önem vermeli. Sektörü kucaklamalı.

4-Şeffaf olmalı.

5-Eğitim konusuna önem vermeli.(Üye,veli,çocuk,eğitimci...)

6-Üyelerine avantajlar sağlamalı:

Örneğin.Mazotta en fazla %3 veya^%5 indirim alabiliyoruz. Bu gerekli girişimler yapılırsa %7-8-9 hatta % 10 na çıkabilir.

Kırtasiye ürünlerini ciddi bir indirimle alabiliriz.

Üyelerine ciddi avantajlar sağladıktan sonra aidatı 100 lira yapabilirsiniz.

7-Sektörü bilgilendirecek aylık bülten yayınlamalı.

8-Bölgesel toplantılar yapmalı.

9-Alınanacak önemli kararlar genel katılımla olmalı.2-3 kişi ile değil.

10-Sektörü temsile niyetli ise eleştiri de açık olabilmeli.

......................................................
Son Düzenleme: 26 Oca 2015 10:29 yazan tartanc.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: etik, mart

Bence; 27 Oca 2015 09:39 #2

  • tartanc
  • tartanc Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Herşey neye layıksa ona dönüşür.
  • Gönderiler: 3209
  • Teşekkür Sayısı: 2511
  • Başarı: 42
Son aylarda hep benzer şeyler yazdım.Yazmak zorunda hissettim. Bu son :) İster dikkate alın okuyun. İster okumayın. Okuduktan sonra yapacağınız yorumlarda ister hırçın deyin,ister kavgacı,ister haddini bilmiyor...Hakaret etmedikten sonra sorun yok...

1- Yanlış yol izleniyor gibi geliyor bana. Normal şartlarda 2 tane emsal karar olduğundan danıştayda görülen dava kazanılır. Fakat hükümet

torba yasaya ilgili kanun düzenlenmesi koydu. Bu sistemin yasal dayanağını oluşturdu. Zaten onun sonrasında 42 il daha uygulamaya dahil edildi.

Özün sözü bu sistem gelecek. İptal ettirmeye çalışmak, sektörü yanlış yönlendirmeye çalışmak gibi geliyor bana. Enerji ilgili yönetmelik

maddelerine kaymalı .Özel eğitimin lehine olacak düzenlemelerin yapılması için uğraş verilmeli.

2-06.02.2015 tarihinde 15.000 öğretmen ataması ile sektörümüzde ki kan kaybı devam edecektir.Bugüne kadar kurslar açılmalı idi.

3-Organizasyonlar dar kadrolarla değil ,sektörü temsil yeteneğini arttırmak için tabana yayılmalıdır.

4-Genel Seçim öncesi mutlaka bir şeyler yapmalıyız. Üstümüzdeki yük her geçen gün ağırlaşmakta iken taşınamaz hal alırken oturmak?????


Değerli vaktinizi almayayım. Daha çok şey yazabilirim.

Bu süreçlerde çok kişi ile tartıştım. Kalplerini kırdım ise hak etmişlerdir mutlaka :) :) :)


Sorununuza sahip çıkmanız gerekiyor. Sahneye çıkmanız gerekiyor. Sahaya inmeniz gerekiyor. Seyretmekle olmuyor bu işler. Sonra 3-5 kişi nin

almış olduğu kararlarla sektörün kurtulacağını sanıyorsunuz. Komik oluyor. MEB e retina taramayı önerenlerin şimdi bu sisteme karşı çıkmaları

kadar komik.Daha çok komiklikler var aslında...

Benzer konularda yazmayacağım artık. Sahneyi hisseli harikalar kumpanyasına ve seyircilerine bırakıyorum.

Herşey olacağına varır. Sağlık en büyük sermayedir. Bu yüzden sağlık sermayenize bir şey olmasın yeter.

Vakit ayırıp okuyan herkese teşekkür ederim.

Sağlıklar dilerim.
Son Düzenleme: 27 Oca 2015 09:40 yazan tartanc.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: kurs2, etik, zerwan ve bu kullanıcının diğerlerinden 1 teşekkürü var

Bence; 27 Oca 2015 20:51 #3

  • tartanc
  • tartanc Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Herşey neye layıksa ona dönüşür.
  • Gönderiler: 3209
  • Teşekkür Sayısı: 2511
  • Başarı: 42
Kaç Saat Oldu? ‏
Ödenek yüzünden Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu kapatılalı bir kaç saat oldu.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

Bence; 27 Oca 2015 21:51 #4

  • barisltd
  • barisltd Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Cats bite!
  • Gönderiler: 2342
  • Teşekkür Sayısı: 2332
  • Başarı: 9
Konuya kısa 3-5 cümle yazmakla yetinmek istemediğim için biraz ertelemiştim.

Şimdi ilk mesajdaki önerilere itiraz edecek kimse çıkacağını sanmıyorum. Makul ve mantıklı talepler.

2. mesaja gelince; Sevgili tartanc, şu ana kadar sürekli damar tanımaya hepimiz gibi itiraz ederken neden şimdi vazgeçtiğini anlamakta biraz güçlük çekiyorum.

Evet, damar tanıma iptal edilirse MEB bunun acısını çıkartmak için elinden geleni ardına koymayabilir. Bu bir olasılık. Çok açık konuşayım, benim baştan beri bu sisteme çeşitli etik nedenlerle karşı duruşum söz konusuydu. Ancak, pilot illerde yaşananları dinledikten sonra bu işin hiç bir şekilde olabilirliğinin düşünülemeyeceğine ikna oldum.

Öncelikle bu sistem öyle hiç de bas elini geç gibi basit bir şey değil. Süreci yaşamış kurumlardan bazı aklımda kalanlar:

- Çocuklarınızın ram el taramalarına güvenmeyin. Yarısı bozuk çıkıyor. Tekrar kayıt girilene kadar dersler kaynıyor.
- Eli okunamayan bir çocuğu Ram'a gönderiyorsunuz, oradan el kaydı siliniyor. Bakanlıktan silme onayı 10-15 günde geliyor, sonra yeniden el kaydı giriliyor.
- Cihaz elin okunduğu onayını veriyor ama o dersin işlenip işlenmediğini ertesi güne kadar bilemiyorsunuz. Ertesi gün bir şey yapma şansınız kalmıyor. Bu şekilde eli okutulduğu halde sisteme girilemeyen dersler oluyor.
- Cihazlar zırt-pırt bozuluyor. En az iki cihaz olmalı ki, biri bozulduğunda diğeriyle idare edilsin. Yoksa dersler yanıyor.
- Yapılamayan derslerle ilgili tutulan tutanaklara bakanlıktan gelen bir yanıt yok.
- İnternet bağlantınız koparsa Telekom'a gidip arızaya ilişkin tutanak almanız, sonra bunu ilçeye vermeniz gerekiyor. Yoksa dersler gidiyor.
- Devam sorunları olan, sık hastalanan, geç kalan vs. çocukları ayıklayıp kayıtlarını silmek durumunda kalan kurumlar var.
- Bir arkadaşımız, servis çocukları aldığında servis şöförünün kurumu arayıp gelen, gelmeyen çocukları bildirdiğini, böylelikle geç kalmadan Mebbis'deki iş planını düzeltmeye çalıştıklarından bahsetti. Yani bir elinizin, gözünüzün sürekli Mebbis'deki iş planında olması gerekiyor.
- Eğitimciler sabah veya akşam çıkarken elini okutmayı unutursa o saatlerdeki tüm dersler uçuyor.
- Yine bir arkadaşımız eğitimcilerinin ders arasında tuvalete gitme lüksleri bile kalmadığını ifade etti. Tüm ders giriş ve çıkışları çocuğa el okutmakla geçiyormuş.
- Kurum cirolarında %5-10 arası düşme olduğunu, üstelik bunun kurum kusurlarından kaynaklanmadığı, dersi olmasına rağmen gelmeyen çocuklar, eli okunmasına rağmen sisteme işlenmeyen derslerden kaynaklandığı söylendi. Yani pilot kurumlar kendilerince her türlü önlemi alıp insanüstü gayret göstermelerine rağmen kaçınılmaz olarak ciddi bir kayıpla karşı karşıyalar.
- Servis, esk personel, telefon, mazot vs. maliyetlerinin ve sistemin kendisi, VPN hattı vs. maliyetlerinin oluşturduğu zararı tartışmaya gerek yok.

Kabaca aklımda kalanlar bunlar ama eksiği vardır, fazlası yoktur!

Böyle bir sistem yönetmelikle falan nasıl düzelir? Kurgu baştan aşağı yanlış!!!

Daha önce de yazmıştım. Durumu tarif eden tek kelime kepazelik!

Bu şartlar altında bizi Allah kurtarsın demekten başka şansımız kalmıyor. Yerine ne gelirse gelsin bundan kötü olamaz ki... Açıkcası, bunu uygulamaktansa ben MEB'in kurum kapısına bir memur atamasını, o memurun her gelen çocuğun kaydını tutmasını tercih ederim.

******************

Kurslar konusuna gelince... Evet açılmalıydı belki... açılamıyor. Bu konuda anlaşılan ciddi bazı sıkıntılar var ve bu sıkıntılar hukuki bir durumdan kaynaklanıyor.

Kursların açılmasından daha kolayı, modül-zorunlu eğitimci ilişkilerinin esnekleştirilmesi olacaktır. Çok sayıda işsiz psikolog var. Kim haftada 20 saat çalıştırmak için işe alır? Kurumlarımızda 8-10 yıldır bu işi yapan meslek elemanları var. Bunların 160saatlik sertifika kadar değeri yok.

***************

Organizasyonların dar kadrolardan çıkıp genele yayılması için, genelin organizasyonlara dahil olması lazım. O da nasıl olacaksa artık! Adresler belli... isteyen istediği organizasyona dahil olur, veya kendisi 3-5 kişiyle başka bir organizasyon kurar. Organizasyonların bir araya gelmesi kişilerin gelmesinden daha kolaydır. Yeter ki insanlarda birlikte olma güdüsü mevcut olsun.

***************

Evet, sahaya inmek lazım. Ama 22 kişi oynayıp 40.000 kişinin seyrettiği bir maç ancak futbol maçı olabilir. Seyirciler maçı seyreder, cipslerini yer, sloganlarını bağırır, maç bitince evlerine dönerler. Maçın sonucunun ceremesini oyuncular çeker.

Eğer takım oyunu oynayacaksak, e, herkesin eşofmanları giyme zamanı geldi demektir. :)

Bence.... :)
Mavi BARIŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: hancan, Murat Çolak, aslında

Bence; 27 Oca 2015 22:22 #5

  • hancan
  • hancan Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Altın Uye
  • Gönderiler: 165
  • Teşekkür Sayısı: 102
  • Başarı: 2
Sayın Barış ltd toplantı da konuşulan ve en önemli olan noktaları çok iyi anlatmış. Ayrıca dediği gibi,
Eksiği var fazlası yok.Kendisine teşekkürler.

Pilot illerdeki arkadaşların anlattıkları olumsuzluklar çok daha fazlaydı.

Eğer MEB engelli bireylerin eğitim almasını istiyorsa ve bu işi de ÖERM lerinin yapmasını gerçektem istiyorsa bu sistemi zaten getirmekten vazgeçer ayrıca yönetmelikteki zorlukları ortadan kaldırır.

Eğer MEB engelli bireylerin eğitim almasını istemiyorsa, açık açık istemiyorum diyemez . ÖERM lerinin çalışmasını zora sokarak hatta imkansızlaştırarak kapanmalarını sağlar hedefine ulaşır.

Amaç " üzüm yemek mi yoksa bağcıyı dövmek mi"
İlerleyen günlerde göreceğiz..
Son Düzenleme: 27 Oca 2015 22:27 yazan hancan.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: barisltd

Bence; 27 Oca 2015 22:32 #6

  • tartanc
  • tartanc Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Herşey neye layıksa ona dönüşür.
  • Gönderiler: 3209
  • Teşekkür Sayısı: 2511
  • Başarı: 42
Sayın barış;

Öncelikle çok uzun zamandır çok yazıyorum. Kendi anladığımı yazıyorum. Anladığımı anlatmaya

çalışıyorum. Elbette yanlışlıklar da yapıyorum. Artık çok fazla yazmamaya gayret edeceğim. Nasıl

olacağını tam bilemiyorum ama :)

Neden vazgeçtiğimi sormuşunuz. Önceden bu işin bazı kişilere bağlı olmadığını ve politikanın sonucu

olduğunu yazdım ve söyledim. Çeşitli arkadaşlar ve organizasyon yetkilileri beni uyardılar. Böyle

olmaz dediler. Karşımıza alamayız dediler.vs vs vs. Belki onlar doğru söylediler. Ben yanıldım.

Fakat bu konu ile ilgili benim düşüncelerim pek değişmedi. Biraz kapalı anlattım.

Umarım anlatabilmişimdir.

Bazı avukat arkadaşlarımla görüştüğümde ,normal şartlarda danılştay davasını kazanırsınız dediler.

Bir tane değil iki tane emsal karar var çünkü. Fakat bu kazanım çok geçici olacak çünkü torba yasa

devreye girecek. Zaten torba yasadan sonra 42 il açıklandı. Şayet hukuki süreç yine devreye

girecekse ciddi bir zamana yine ihtiyaç duyacağız. Fakat bu sürede bu sisteme geçeceğiz.

Pilot illerde ki bazı arkadaşları ben anlamakta güçlük çekiyorum. Önceki toplantıda dinlediğim

arkadaşlar hariç, yaklaşık 4-5 arkadaşla telefonda görüştüğümde sistemin ek yük

getirmediğini, sistemin düzeldiğini artık sorun çıkarmadığını anlattılar. Kayıplarının ise %2 ile
%5 arasında değiştiğini anlattılar.

Şimdi ben anlamakta güçlük çekiyorum. Fakat bu durum bensel olmamalı...

Bu sistem öylede olsa böylede olsa gelecek. Bu ....... yaklaşımı diye düşünüyorum. Karşı gelme

şansımız hiç yok. O zaman ne yapmalıyız ? (....... bıraktığım yere ne yazacağımı umarım tahmin

etmişinizdir)

Bu sisteme takılmaktan bir adım öteye geçebilseydik. Kurs için çalışsaydık. Zorunlu eleman saçmalığı için çalışsaydık. Psikolog ve pdr ayrıca OÖÖ ye uygulanan kısıtlamalar için çalışsaydık.İş planı ile ilgili çalışsaydık.Sanki daha doğru gibi geliyor bana.


Bu işler bir grubun sektörün yükünü omuzlarına alması ile çözülemeyecek kadar ağır,zor. herkesin sahne alması gerekiyor.

Sahaya inme söylemini rahmetli Bülent Ecevit ten aldım. Seyirci olmak yerine sahaya inmeliyiz.

Genel seçimler var.İşimize,ekmeğimize ve onurumuza sahip çıkmak için birşeyler yapmalıyız. Ve burada biraz ayrılıyoruz sanırsam.

İster platform,ister organizasyon, ister dernek, ister bireysel, sektöre reel anlamda katkı yapacak herkesin kendi adıma yanındayım. Tek şartım reellik.

Uzun oldu.Özür dilerim.

Sağlıklar dilerim.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Şu kullanıcı(lar) Teşekkür etti: barisltd

Bence; 27 Oca 2015 23:38 #7

  • barisltd
  • barisltd Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Platin Uye
  • Cats bite!
  • Gönderiler: 2342
  • Teşekkür Sayısı: 2332
  • Başarı: 9
Sevgili tartanc,

Öncelikle ilgili yasa taslağı daha meclise yeni gönderildi ve henüz yasalaşmadı. Ayrıca bu taslak öyle kurumlara pek de kolay veri toplama imkanı vermiyor. Çeşitli sınırlamalar mevcut. Büyük olasılıkla da anayasa mahkemesi tarafından bazı maddeleri budanacak.

Şimdi çok inanarak söylüyorum; 1800 kurumun hepsi birden MEB'e gidip biz bu sistemi çok istiyoruz, bayılıyoruz, hemen yarın başlayalım dese bile MEB ciddi sıkıntılarla başbaşa kalacak! Yukarıda saydığım hususlar öyle kolay çözülecek şeyler değil. Görünen o ki, hem cihazlarla ilgili teknik sorunlar var, hem de yazılımda oldukça fazla hata ve açık var.

Ek maliyetim yok diyen kurum ya hesaptan anlamıyordur, ya da yalan söylüyordur. Hiç bir maliyet olmasa bile cihaza ödediğiniz hatırı sayılır para ve VPN ücreti var. Artık delikli bakır kuruşun hesabını yapar hale geldiğimiz için bunları bile küçümseyemeyiz.

%2-3 kayıptan bahseden kurum var mı bilmiyorum. Ama böyle düşük bir kayıp böyle bir sistemde her şey düzgün yapılarak mümkün görünmüyor bana! Mutlaka sistemin açık tarafları kullanılıyordur ki, konuşulanlardan anladığım kadarıyla kullanılıyor.

Bu sistem mutlaka gelecek, bari diğer taraflara yönelelim demeyi hiç doğru bulmuyorum. Sistemin gelmesi diğer tarafları düzeltmeyecek. Bunlar damar tanımadan bağımsız sorunlar. Damar tanımanın personel sıkıntısına bir faydası yok!

Atacak barutumuz kalmadı, o zaman teslim olalım gibi bir politikayı kendi adıma onaylamıyorum. Gerekirse kurumu kapatır özel çalışırım. MEB gelmeden önce bu işi yapıyorduk. Gerekirse MEB olmadan yine yapmaya çalışırız. Olmadı keçi peyniri işine gireriz. :)

Ancak, henüz söylenecek sözün, yapılacak işlerin bitmediği kanaatindeyim. Bu aşamada pes etmek doğru değil. Eğer damar tanıma kaçınılmaz ise ve mutlaka gelecekse bile, bu şartlar altında değil, bizlerin de kabul edebileceği bir konsensusla gelmeli.
Mavi BARIŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.

Bence; 28 Oca 2015 00:48 #8

  • cheff
  • cheff Kullanıcısının Avatarı
  • Offline
  • Kıdemli Uye
  • Gönderiler: 72
  • Teşekkür Sayısı: 40
  • Başarı: 0
YAHU KIM NEYIN KAFASINI YASIYOR. ILK RETINA SISTEMINE DESTEK VERENLERDEN BIRI KIM FARUK BEY MI?SONRADAN DAMAR OKUMAYA KARSI GECEN KIM O DA FARUK BEY MI. SN DEMIRCAN KENDISINE SESLENDIGINDE BURDAN CEVAP VERMEYEN KIM?BUYUK DERNEKTE GOREV ALIP SONRADAN BASKA DERNEK KURAN KIM?26 OCAK TA YAPILAN TOPLANTIDAN ONCE KURUM SAHIBI ARKADASLARDAN BIRININ SEKRETERINE SEN BENI NASIL ARARSIN DIYE SOYLENEN KIM?DAHA BU KIMLERI OYLESINE SIRALARIM KI .. SIZ DE HALA BU ADAMLARIN ARKASINDAN GIDIYORSUNUZ BIR UMUTLA YOK BISEY YAPMIYOSANIZ BALTALAMAYIN DA FALAN DA FILAN DA.GECIN BUNLARI. BU SEKTORUN YENI BIR YAPILANMAYA IHTIYACI VAR ASIL SEY BU. YENI BIR YAPI OLMADAN ANCAK TOPLANIP CAY ICIP KURABIYE YIYIP BIRBIRINIZI ALKISLARSINIZ. BUGUNE KADAR BASKA BISEY DE OLMADI. 10 TANE KURS ACTIRIP ICMAL YAYINLATMAKLA DONMEZ BU CARK. HERKES BIR ARAYA GELIP YENI BIR YAPI OLUSTURMALI
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.268 saniye
Sistem Kunena Forum